Huzur veriyorre garip bir şekilde.
Huzur veriyorre garip bir şekilde.
Göğsüne öküz oturmuş hissi var ya. Tam şu an hissettiğim şey. Demiştim ya o şimdi ne yapıyor diye, o soru hep aklımda, çıkmıyor. arkadaşlarım,sevgilim yanıma geldiğin, yalnız kalmadığımda evet hayat devam ediyor. Ama yalnız kalınca ne zaman geçiyor, ne kafadaki düşünceler. Evet yalnız ölmekten korkuyorum. Ödüm patlıyor öldüğümde beni 3 hafta sonra bulmalarından! Dedem yalnız öldü, Bizim kız da… Yalnızlık tek başına olmak değil, sadece kendin olmak! Çaresizlik hissi. Evet elimizden birşey gelmiyor, ölürken nasıl hissedilir bilemiyoruz tabii ama ölümden sonrayı biliyoruz. Geride kalaların ne hissettiğini biliyoruz. Üzülüyoruz. Bolca Üzülüyoruz.. Nefes Alıp Vermeye Devam Ediyoruz…
12.5.13
Ölüm üzerine milyonlarca şey yazıldı belki. Bu yazı da onlardan çok farklı olacak sanmam… Zaman çok farklı olabilir, gereksiz de! Bizler nefes aldıkça şekil değiştirir, yön değiştirir, anlam değiştirir. E olmayınca biz olmaz ki.
Garip ve farklı bir zamanda aldığımızda haberi, kaynar sular döküldü kafamızdan. Ölüm kimseye yakışmaz ya, e sana da yakışmadı! Yalan yanlış olsun dedik. Ailen kadar değil tabii.. Arkadaştık ya biz, daha uzak kaldı bize düşünceler, korkular ve karanlıklar. Asıl karanlıkta olan belkide yalnız kalan sendin. ve sonuç olarak yine de sana yakışmadı!
Çok taze acın, kafamızdaki bulanıklık, göz yaşlarımızdan döküldü bazen cümleler, bazen de kafamızı salladık hiç olmasın der gibi. Zaman! Zamansız! Yersiz ve şekilsiz birşey bu ölüm. Allah’ın emri..
Alp’in dediği gibi, yakınlık-uzaklık-geçirilen süre önemli değil ki bir insana verdiğin değer için. Zamanında “uzun parmak” dediğimiz insanın bu kadar kalbimizde, içimizde, yüreğimizde yer kaplaması garip de olsa çok acı verici be! O ellerimizle taşıdığımız gelinliğe benzeyen örtün ne olacak, o kurulan cümleler ne olacak?
Çok acı verici yahu! ” Küvezden ellerimle aldım,toprağa ellerimle verdim..”
Şimdi nerede napıyorsun bilmiyoruz tabii ama huzur içinde uyu be, mutlulukla kal… Hep yüzündeki gülümsemeyle aklımdasın kardeşim.
Seni daima seveceğiz Gülcan… Çok Seveceğiz…
11.5.2013
Kerem Akbaş ‘ın Zenit’inden.
Güzelyalı Köprü
Şimdi bu avm çılgınlığı hakkında bir kaç birşey karalamak istiyorum. İzmir’li olduğum için örneklerim İzmir’den olacak. Bizler zamanında, sünnetlik,bayramlık,kot,gömlek,ayakkabı v.b milyon tane şeyi Kemeraltı’ndan alırdık. Kemeraltını bilenler bilir, bilmeyenler için biraz bahsedelim, binlerce dükkan, onlarca atölye, belki 10binlerce çalışanı vardır. Esnafı çok da nazik olmasa da içtendir. Fiyatları konuşursunuz, indirim yaparlar, seneye de geleceğiz dersiniz. Yüzünüz güler, mutlu olursunuz…
Şimdilerde Check-in hastalığıyla, AVM lere dolar, oradaki “ünlü” markaların,isimsiz tezgahtarlarının prim amacıyla, sizlere sahte gülümsemelerini, şişirilen fiyatların %30 indirimlerini takip ediyoruz. Mis gibi kokan kavrulan kahvenin kokusunu, ithal kahve makinelerine tercih ediyoruz..
Gelelim yorumlamaya, sizler küçük esnafı bitirip, saçma salak nefes bile almanın zor olduğu, arabanızı park etmek için binbir cinlik yaptığınız AVM lere gidereniz, küçük de olsa değer verdiğiniz mekanların bir bir avm olmasına dur deme hakkınız da olmaz! İzmir Limanı, Taksim Kışlası, İstiklal’de yeni kurulmuş AVM, İzmir Üçkuyular Pazar Yeri..
Sokağınızdaki bakkalınıza, terzinize, şehrinizdeki küçük esnafa sahip çıkın, çıkın ki havasız, nefessiz, hayatsız AVM ‘lere kalmayın.
Mutluluk -1- ( @atif_sancak @Beyaz_mrw )
Çeşme-Kedi #cats #cat
Rize Çamlıhemşin-Meğvor